En Son Ziyaret

hanoglu 06:47:46
hami_k 13:33:35
beseyuk 1 gün
darklurker 1 gün
emresarigl 1 gün
ferideomag 1 gün
halil4601 1 gün
mordecai 1 gün
basaran 1 gün
KUTS4L 2 gün

  Daha çok kulanıcı göster 

> Çevrimiçi Ziyaretçiler: 5
> Toplam Üye Sayısı: 25,685
> En Yeni Üye: beseyuk

Diğer Manşetler

 Tüberküloza dirençli büyükbaş hayvan klonlandı
 [ 7093 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]
 Buğdayda zehirli mantar alarmı
 [ 6188 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]
 Soya yağını karbon grafen malzemeye dönüştürdüler
 [ 6442 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]
 İnsan ve domuzdan karma embriyo üretildi
 [ 6453 kez okundu ] | [ 1 Yorum ]
 Biyolog Ulusal Meslek Standardı Resmi Gazete Yayımlandı
 [ 14982 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]
 Yarı-sentetik organizma geliştirildi
 [ 6158 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]
 Suya ve ateşe dayanıklı kağıt üretildi
 [ 5986 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]
 Akvaryumdaki köpek balığı eşeysiz üredi
 [ 6782 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]
 Türk akademisyen 'fenolsüz' mikro besin gübresi üretti
 [ 5959 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]
 Geleceğin potansiyel virüs salgınları açıklandı
 [ 6380 kez okundu ] | [ 0 Yorum ]

Kısamesaj

Mesaj gönderebilmek için giriş yapmalısınız.

· 10-12-2018 14:05
borsa canlı ekranı, borsadaki en güncel canlı hisse senedi takibi için yapılanmış bir platformdur.

· 23-06-2018 17:24
Arkadaşlar merhaba ben uzun süreli staj yapmak istiyorum. Bildiğiniz okul,hastane veya ilaç firması var mı?

· 01-04-2017 01:33
Maalesef fizik soruları yok. Elimizde olanların hepsi forumda eklidir.

· 31-03-2017 19:22
iyi akşamlar vizeler kapıya dayandı. Acil genel kimya 2 soruları var mı başka genel olarak baktım ama yanliş görmediysem fizik soruları yok demı?

· 13-03-2017 19:48
bitirme tezi için konu bulmama yardımcı olabilirmisiniz?

Kısamesaj Arşivi

Türk bilim insanının yeni umudu: Aksolotl

Meksika kökenli bir tür semender olan "aksolotl", Türk bilim insanlarına kanser, sinir sistemi ve kalp ile ilgili hastalıkların yeni tedavi yöntemleri konusunda umut ışığı oldu.



Vücutlarının çeşitli parçalarını ve uzuvlarını yeniden üretebilme yeteneğine sahip, nesli tükendiği için ancak özel laboratuvarlarda yaşamlarına devam edebilen aksolotllar, embriyolarının büyüklüğüyle bilimsel araştırmalara elverişli oluşu ve kansere yakalanma olasılığının çok az olması dolayısıyla bilim insanlarının dikkatini çekiyor.

Medipol Üniversitesi Rejeneratif ve Restoratif Tıp Araştırmaları Merkezi (REMER) Kurucu Başkanı Prof. Dr. Gürkan Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 300 kadar aksolotlın bir yıl önce ABD'de bulunan Kentucky Üniversitesi'nden uzun uğraşlar sonucu Türkiye'ye getirildiğini söyledi.

Merkezin 4 yıl önce kurulduğunu belirten Öztürk, dünyanın farklı üniversitelerinde akademik çalışmalarını tamamlamış ya da halen devam ettiren 30'a yakın bilim insanıyla, ellerindeki bini aşkın aksolotl üzerindeki bilimsel çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirdi.

Aksolotlların embriyonik dönemden yetişkin döneme geçebilecek bir hayvan olabilmesine rağmen bu dönemden hiç çıkamadıklarına dikkati çeken Öztürk, "Bu özelliğiyle anne karnında sıfırdan bütün özelliklerini tamamlıyor, hiç doğmamış gibi. Çünkü doğduğu zaman vücut yapısı değişecek. Örneğin bir uzvu, koptuğunda 1-2 ayda uzayabiliyor" dedi.

Hayvanlar üzerinde yüksek yenilenme becerilerinden dolayı insanlar için sinir sistemi, doku ve organ hastalıkları ile kalp ve damar hastalıklarına yönelik yeni tedavi yöntemleri geliştirme üzerine araştırmalara odaklandıklarını anlatan Öztürk, "Örneğin trafik kazasında omuriliği zedelenmiş, kopmuş bir insan, ömür boyu felce mahkum demektir. Şu anda hiç bir tedavisi yok. Biz, bu hayvanın omuriliğinin nasıl tamir olduğunu bulabilirsek, buradan çıkacak sonuçları insanlarda yeni tedavi yöntemleri olarak kullanabiliriz. Bu hayvandan elde edeceğimiz omurilik hücrelerinin farenin omurilik hasarına fayda edip etmeyeceğini test edeceğiz. Hayvandaki iyileşme kapasitesini, insana yakın bir memeli modeline taşıyabilecek miyiz, onun üzerinde çalışıyoruz" diye konuştu.

"KANSERE YAKALANMA ORANI 1000 KAT DAHA AZ"
Aksolotlların ortalama 15 yıl yaşadığını söyleyen Öztürk, ilk 3 ayın ardından hayvanların araştırma çalışmalarına dahil edilebildiğini kaydederek, hayvanların çok nadir olarak kansere yakalanmalarından dolayı kanser araştırmalarında ayrı bir öneme sahip olduğunu ifade etti.

Kanser araştırmalarının genellikle embriyonik özelliklerle bağdaştırıldığını anlatan Öztürk, bir hücrenin ne kadar embriyonik döneme yakınsa o kadar kanserleşme riski taşıdığını, aksolotlların ise embriyonik dönem geçirmesine rağmen kansere yakalanma oranlarının diğer hayvanlara göre en az "bin kat" daha düşük olduğuna vurgu yaptı.

Öztürk, sözlerine şöyle devam etti:

"Bir hücre, hem embriyonik oluyor hem de nasıl kansere yakalanmıyor? Bu hayvanlarda kanseri engelleyici birtakım mekanizmalar olmalı. Şimdi bunun üzerinde çalışmalara başladık. Bu hayvanda kanserden koruyucu bir mekanizma var mı, şimdilik bunu merak ediyoruz."

Aksolotlların küçük balık, kurt ve böcekle beslendiğini aktaran Öztürk, bu hayvanların gözleri pek iyi görmediği için yaşamlarını sürdürdükleri 15-16 derecedeki sularda dalgalara göre hareket ettiğini anlattı.

ntv.com.tr

Bu Haberi Paylaş


Henüz yorum yazılmamış.

Yorum yaz

Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.

Oylama

Sadece üyeler oylayabilir.

Oy verebilmek için lütfen üye olun ya da üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.